19 Mart 2020 Perşembe

Bugünkü yazım: Öğrenmek, doğru bilinçlenmek ve doğru bilgilendirmek

İçinde bulunduğumuz zor günlerden bir an önce çıkmamız ve şimdiden özlediğimiz günlük rutinimize dönmemiz dileğiyle başlayıp, aynı düşünce ve dilekle bitirmeyi düşünüyorum yazımı…

Öncelikle bir öğretmen refleksiyle belirtmek istedim ki bu zor dönem, bizleri olduğu kadar öğrencilerimizi/çocuklarımızı da etkiliyor. Özellikle sosyal medya paylaşımlarındaki kontrolsüzlüğün, çocuklarımızı süreçle ilgili kaygılara sevk etmesi muhtemel ki bu kaygıların travmatik boyutu da düşünüldüğünde, durumun hassasiyeti bir kez daha kendini gösteriyor.

2 Şubat 2020 Pazar

8 Ağustos 2019 tarihli yazım: Bir dizi etkinlik, bir dizi mutluluk

Eğitim öğretim döneminin dışında bu yaz döneminde de öğrencilerimle birlikteydim. Birlikte birbirinden güzel etkinlik ve çalışmalar gerçekleştirdik. Müziğin toplu zeka alanlarına katkısı da düşünüldüğünde, bu anlamda göstermiş oldukları gelişim ve başarıya şahit olmak harika.

19 Haziran 2018 Salı

narsanat.com için yazdığım yazı: Bağlama Enstrümanının Gelişimine Genel Bir Bakış ve Müzik Eğitiminin Zeka Alanlarına Etkisi

Bağlama enstrümanını incelemek için öncelikle Türk Halk Müziğinin tanımını bilmekte fayda var. Türk Halk Müziği, halk kültürü içinde gelişmiş, zaman içinde derin, mekân içinde yaygın, babadan oğula, ustadan çırağa, kulaktan kulağa intikal ederek günümüze kadar gelmiş halk ezgilerinden oluşmaktadır.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Bugünkü yazım: Her güzellik paylaştıkça çoğalsın

Zaman zaman gündemle ilgili, zaman zaman kültür sanatla ilgili bir şeyler karalıyor, ifade anlamında fazlasıyla önemsediğim “yazı yazma durumunu” ister bir kişi, ister bin kişi olsun sizlerle buluşturuyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Önemli olan yazdığınız yazıların kaç kişi tarafından okunduğu değil. Önemli olan yazabilmeniz, üretebilmeniz. Yani benden söylemesi, acaba yazımı kaç kişi okuyor diye düşünerek yazı yazıyorsanız, işiniz zor… O beyniniz var ya o beyniniz, işte o zaman özgürce üretmeyi durdurur, sürekli olarak belirli sığ amaçlar uğruna bir şeyler yapar ki bunun adı da ortaya bir şeyler koymak olmaz. Siz iyisi mi o yazıyı sadece siz bile okuyacak olsanız durmayın, yazın. Araştırın, üretin. Korkmayın, özgür düşünün.

10 Ocak 2017 Salı

Bugünkü yazım: Kültür karmaşası nedir

Güzel ülkemde zaten kol gezen kültür karmaşasına her dakika yenisinin eklenmesine hayret bile edemiyorum artık çünkü ne yazık ki alıştık…

 Bu halkanın son ürünlerini yorumlayalım…

13 Haziran 2016 Pazartesi

Microsoft, Linkedin'i 26 milyar dolara satın aldı



Başlıktan da anlaşılacağı gibi Microsoft, Linkedin'i 26 milyar dolara satın almış. Bazı zamanlar "ne zaman Türkiye'den bu tür projeler çıkacak" diye düşünüyorum. Ama sonra Hayvanat bahçesi müdürünün Tübitak'ın başına geçtiğini hatırlayıp okunmuş fasulyenin faydalarıyla kendimi avutuyorum. 

26 Mayıs 2016 Perşembe

Müzik eğitimi ve tarihten iki fotoğraf

Müzik eğitiminin içeriğini, günümüzdeki durumunu, müfredatını filan konuşacak değilim. Zira konuşmaya başlasam sayfalar dolusu yazı çıkar. Onun için susuyorum ve sizi, ilgimi çeken bu iki fotoğrafla baş başa bırakıyorum. 


Yukarıdaki fotoğraf 1947 yılında bir okulun piyano eğitiminden...


Bu fotoğraf ise yine 40'lı yıllarda Konya'da bir 'devlet' okulu...



 

13 Ocak 2016 Çarşamba

Bu dersi etmeyin ezber

Prayforparis diye yeri göğü inletenler nerede acaba? “Terörün her türlüsüne lanet olsun” zırvasını (artık bu herkesin diline pelesenk olmuş fakat hiç bir şeye çözüm olmayan bu cümleye zırva diyeceğim kusura bakmayın) ezbere almış zihinler neden profil fotoğraflarını değiştirmiyor?

Paris’te, Amerika’da veya Kanada’da olan bir saldırıyı, profil fotoğrafını değiştirecek kadar içselleştirmek, modern olmak mı acaba o ufacık beyinlerinizde?

Neden mi kaybediyoruz ve bu saldırılar neden mi böyle taa içimize giriyor, suratımızın tam önüne geliyor, hatta ciğerimize kadar giriyor? Cevabı saçma ve adressiz tepkilerimiz ve içinde bulunduğumuz taraf tutma egosu.

Siz ki ‘müthiş’ bir duyarlılıkla Beyazıt Öztürk’ü “çocuklar ölmesin” diyerek ‘suç işleyen’ birini yayına bağladı diye linç ettiniz...

Siz ki ‘harika’ bir hassasiyetle Aynur Doğan’ı dünya müziklerinin sergilendiği bir konserde okuduğu eser yüzünden yuhaladınız...

O ‘müthiş’ tepkileriniz ve ‘harika’ duyarlılığınız’a ne oldu?

İşte bu kadar ayarsız, bu kadar adressiz ve bu kadar bilinçsizsiniz. Burnunuzun dibinde olup biteni görmeyip, sırf, artık modern olacağınızı düşündüğünüzden falan mı bilmem, diğer ülkeler için karalar bağlıyorsunuz. Bunu bilinçli yaptığınızı düşünsem saygı duyacağım ama bir eylemi bilinçli yapabilmek için en başta bilinç gerekir, bilmem anlatabildim mi.

Şimdi alın o yere göğe sığmayan hassasiyetinizi... Ya doğru ve adresli kullanın, yani neye kızıp neye sevineceğinizi bilin ya da susun ve daha fazla konuşup kendinizi rezil etmeyin.